Kaan
New member
Asıl soru şudur:
“Sıfır hipotezi doğru kabul edildiğinde, gözlenen sonuç veya daha uç bir sonucun ortaya çıkması ne kadar beklenmediktir?”
Dolayısıyla istatistikteki p, Pascal ya da Watt gibi fiziksel bir birim değildir.
Erkek Mühendisle Kadın Araştırmacının P Macerası
Forumlarda teknik konuların güzel taraflarından biri, insanların aynı probleme farklı açılardan yaklaşmasıdır.
Mesela Murat, mühendislik alanında çalışan ve problemi görür görmez formül yazmaya başlayan biri olsun. “P nedir?” sorusunu gördüğü anda tahtaya:
P = F/A
yazar.
“Basınçtan bahsediyorsak Pascal,” der ve hesaplamaya geçer.
Elif ise araştırma yapan, insan davranışlarını ve iletişim boyutunu önemseyen bir akademisyen olsun. O hemen “Bir dakika, bu sorunun hangi bağlamda sorulduğunu netleştirelim” diyebilir. Çünkü bir kişinin P derken basıncı mı, gücü mü, p-değerini mi kastettiğini bilmeden verilecek kesin bir cevap, karşısındaki kişinin asıl ihtiyacını kaçırabilir.
Murat'ın yaklaşımında çözüm ve sistematik ilerleme öne çıkarken Elif'in yaklaşımında bağlamı ve karşı tarafın neyi anlamaya çalıştığını kavrama eğilimi öne çıkıyor.
Ama bunu “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” diye genellemek yanlış olur. Aynı şekilde bunun tam tersi karakterlere sahip erkekler ve kadınlar da vardır.
Hatta ekipte Zeynep hızlı hesap yaparken Ahmet soruyu üç kez okuyup “Burada sembolün tanımı verilmemiş” diyebilir. Can formülü ezbere bilir ama örneği yanlış yorumlayabilir. Derya ise önce herkesin aynı şeyi konuştuğundan emin olabilir.
Kısacası problem cinsiyetten çok kişinin eğitimi, mesleği, deneyimi, çalışma biçimi ve problem çözme alışkanlığıyla ilgilidir.
Bilimsel düşüncenin güzelliği de burada ortaya çıkar: Önce varsayımı kontrol ederiz, sonra formülü seçeriz.
P Birimini Anlamanın En Pratik Yolu: Önce Alanı Belirle
Bir yerde “P birimi” gördüğünüzde kendinize şu dört soruyu sorun:
1. P hangi büyüklüğü temsil ediyor?
Basınç mı? Güç mü? Momentum mu? Olasılık mı?
2. Formül ne?
Örneğin P = F/A görüyorsanız basınç olma ihtimali çok yüksektir.
3. Konu hangi bilim dalında?
Meteoroloji, makine mühendisliği, elektrik, mekanik ve istatistik gibi alanların her birinde farklı P kullanımları olabilir.
4. Birim gerçekten P mi, yoksa P bir büyüklüğün sembolü mü?
Bu soru bütün düğümü çözer.
Örneğin bir fizik kitabında:
P = 100 kPa
yazıyorsa burada P basıncı temsil eder ve 100 kPa basınç değeridir.
Elektrik devresinde:
P = 500 W
görüyorsanız P güçtür.
Mekanikte:
p = 10 kg·m/s
gibi bir ifade görüyorsanız küçük p momentum olabilir.
Aynı harf, farklı masa başlarında farklı meslektaşlara dönüşüyor. Bilimin küçük harfli oyuncu kadrosu diyebiliriz.
Neden Bu Kadar Çok Anlam Var?
Bunun temel nedeni bilimsel sembollerin tamamen evrensel bir sözlükten seçilmemesidir.
Bazı semboller tarihsel olarak yerleşmiştir. Bazıları İngilizce veya başka dillerdeki kelimelerin baş harflerinden gelir. Bazıları ise belirli bilimsel geleneklerin zaman içinde oluşturduğu gösterimlerdir.
Örneğin güç için P kullanılması “power” kelimesini çağrıştırırken basınç için P kullanımı “pressure” ile ilişkilendirilebilir.
Fakat her sembolün kaynağını yalnızca İngilizce kelimeye bağlamak da doğru değildir. Bilimsel notasyonun tarihi çok daha karmaşıktır.
Bu nedenle sembol gördüğümüzde “P kesinlikle şudur” diye atlamak yerine bağlama bakmak, bilimsel okuryazarlığın önemli bir parçasıdır.
Forumun Asıl Eğlenceli Sorusu: “P Hangi P?”
Bence “P birimi nedir?” sorusuna verilen en güzel cevap bazen doğrudan birim söylemek değil, önce şu soruyu sormaktır:
“Hangi P?”
Çünkü bir doktorun, elektrik teknisyeninin, fizik öğrencisinin, istatistikçinin ve otomobil meraklısının aynı P harfine bakıp tamamen farklı şeylerden söz etmesi mümkündür.
Düşünsenize, bir forum üyesi “P kaç?” diye soruyor.
Biri:
“Pascal.”
Diğeri:
“Watt.”
Üçüncüsü:
“kg·m/s.”
Dördüncüsü:
“P-değeri birimsizdir.”
Beşinci kişi de muhtemelen kahvesini bırakıp “Arkadaşlar, önce soruyu okuyalım” diyecek.
Aslında burada komik olan şey, hiç kimsenin mutlaka bilgisiz olması değil. Herkes kendi bağlamında haklı olabilir.
Bilimde doğru cevap çoğu zaman yalnızca bilgiye değil, sorunun doğru anlaşılmasına da bağlıdır.
Sonuç: P'nin Birimi Yoktur Demek de, Pascal Demek de Her Zaman Doğru Değil
“P birimi nedir?” sorusunun tek bir cevabı bulunmaz.
Eğer P basıncı ifade ediyorsa SI birimi Pascal (Pa)'dır.
Eğer P gücü ifade ediyorsa birimi Watt (W)'tır.
Eğer p momentum için kullanılıyorsa SI birimi kg·m/s'dir.
Eğer p-değeri söz konusuysa bu bir fiziksel ölçü birimi değildir ve boyutsuz bir istatistiksel niceliktir.
Bu yüzden P harfini gördüğünüzde hemen birim aramak yerine önce sembolün neyi temsil ettiğini belirlemek gerekir.
Belki de bu konunun en güzel tarafı şu: Bazen bir sorunun cevabını bulmanın ilk adımı cevap vermek değil, doğru soruyu sormaktır.
Ve evet, o meşhur soruya geri dönüyoruz:
“P birimi nedir?”
Cevap:
P'nin hangi büyüklüğü temsil ettiğine bağlıdır.
Şimdi asıl merak edilen soru şu olabilir: Sizin gördüğünüz P hangi formülde veya hangi cihazın üzerinde yazıyordu? Çünkü P'nin kimliğini belirleyecek asıl ipucu büyük ihtimalle tam orada saklı.
“Sıfır hipotezi doğru kabul edildiğinde, gözlenen sonuç veya daha uç bir sonucun ortaya çıkması ne kadar beklenmediktir?”
Dolayısıyla istatistikteki p, Pascal ya da Watt gibi fiziksel bir birim değildir.
Erkek Mühendisle Kadın Araştırmacının P Macerası
Forumlarda teknik konuların güzel taraflarından biri, insanların aynı probleme farklı açılardan yaklaşmasıdır.
Mesela Murat, mühendislik alanında çalışan ve problemi görür görmez formül yazmaya başlayan biri olsun. “P nedir?” sorusunu gördüğü anda tahtaya:
P = F/A
yazar.
“Basınçtan bahsediyorsak Pascal,” der ve hesaplamaya geçer.
Elif ise araştırma yapan, insan davranışlarını ve iletişim boyutunu önemseyen bir akademisyen olsun. O hemen “Bir dakika, bu sorunun hangi bağlamda sorulduğunu netleştirelim” diyebilir. Çünkü bir kişinin P derken basıncı mı, gücü mü, p-değerini mi kastettiğini bilmeden verilecek kesin bir cevap, karşısındaki kişinin asıl ihtiyacını kaçırabilir.
Murat'ın yaklaşımında çözüm ve sistematik ilerleme öne çıkarken Elif'in yaklaşımında bağlamı ve karşı tarafın neyi anlamaya çalıştığını kavrama eğilimi öne çıkıyor.
Ama bunu “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” diye genellemek yanlış olur. Aynı şekilde bunun tam tersi karakterlere sahip erkekler ve kadınlar da vardır.
Hatta ekipte Zeynep hızlı hesap yaparken Ahmet soruyu üç kez okuyup “Burada sembolün tanımı verilmemiş” diyebilir. Can formülü ezbere bilir ama örneği yanlış yorumlayabilir. Derya ise önce herkesin aynı şeyi konuştuğundan emin olabilir.
Kısacası problem cinsiyetten çok kişinin eğitimi, mesleği, deneyimi, çalışma biçimi ve problem çözme alışkanlığıyla ilgilidir.
Bilimsel düşüncenin güzelliği de burada ortaya çıkar: Önce varsayımı kontrol ederiz, sonra formülü seçeriz.
P Birimini Anlamanın En Pratik Yolu: Önce Alanı Belirle
Bir yerde “P birimi” gördüğünüzde kendinize şu dört soruyu sorun:
1. P hangi büyüklüğü temsil ediyor?
Basınç mı? Güç mü? Momentum mu? Olasılık mı?
2. Formül ne?
Örneğin P = F/A görüyorsanız basınç olma ihtimali çok yüksektir.
3. Konu hangi bilim dalında?
Meteoroloji, makine mühendisliği, elektrik, mekanik ve istatistik gibi alanların her birinde farklı P kullanımları olabilir.
4. Birim gerçekten P mi, yoksa P bir büyüklüğün sembolü mü?
Bu soru bütün düğümü çözer.
Örneğin bir fizik kitabında:
P = 100 kPa
yazıyorsa burada P basıncı temsil eder ve 100 kPa basınç değeridir.
Elektrik devresinde:
P = 500 W
görüyorsanız P güçtür.
Mekanikte:
p = 10 kg·m/s
gibi bir ifade görüyorsanız küçük p momentum olabilir.
Aynı harf, farklı masa başlarında farklı meslektaşlara dönüşüyor. Bilimin küçük harfli oyuncu kadrosu diyebiliriz.
Neden Bu Kadar Çok Anlam Var?
Bunun temel nedeni bilimsel sembollerin tamamen evrensel bir sözlükten seçilmemesidir.
Bazı semboller tarihsel olarak yerleşmiştir. Bazıları İngilizce veya başka dillerdeki kelimelerin baş harflerinden gelir. Bazıları ise belirli bilimsel geleneklerin zaman içinde oluşturduğu gösterimlerdir.
Örneğin güç için P kullanılması “power” kelimesini çağrıştırırken basınç için P kullanımı “pressure” ile ilişkilendirilebilir.
Fakat her sembolün kaynağını yalnızca İngilizce kelimeye bağlamak da doğru değildir. Bilimsel notasyonun tarihi çok daha karmaşıktır.
Bu nedenle sembol gördüğümüzde “P kesinlikle şudur” diye atlamak yerine bağlama bakmak, bilimsel okuryazarlığın önemli bir parçasıdır.
Forumun Asıl Eğlenceli Sorusu: “P Hangi P?”
Bence “P birimi nedir?” sorusuna verilen en güzel cevap bazen doğrudan birim söylemek değil, önce şu soruyu sormaktır:
“Hangi P?”
Çünkü bir doktorun, elektrik teknisyeninin, fizik öğrencisinin, istatistikçinin ve otomobil meraklısının aynı P harfine bakıp tamamen farklı şeylerden söz etmesi mümkündür.
Düşünsenize, bir forum üyesi “P kaç?” diye soruyor.
Biri:
“Pascal.”
Diğeri:
“Watt.”
Üçüncüsü:
“kg·m/s.”
Dördüncüsü:
“P-değeri birimsizdir.”
Beşinci kişi de muhtemelen kahvesini bırakıp “Arkadaşlar, önce soruyu okuyalım” diyecek.
Aslında burada komik olan şey, hiç kimsenin mutlaka bilgisiz olması değil. Herkes kendi bağlamında haklı olabilir.
Bilimde doğru cevap çoğu zaman yalnızca bilgiye değil, sorunun doğru anlaşılmasına da bağlıdır.
Sonuç: P'nin Birimi Yoktur Demek de, Pascal Demek de Her Zaman Doğru Değil
“P birimi nedir?” sorusunun tek bir cevabı bulunmaz.
Eğer P basıncı ifade ediyorsa SI birimi Pascal (Pa)'dır.
Eğer P gücü ifade ediyorsa birimi Watt (W)'tır.
Eğer p momentum için kullanılıyorsa SI birimi kg·m/s'dir.
Eğer p-değeri söz konusuysa bu bir fiziksel ölçü birimi değildir ve boyutsuz bir istatistiksel niceliktir.
Bu yüzden P harfini gördüğünüzde hemen birim aramak yerine önce sembolün neyi temsil ettiğini belirlemek gerekir.
Belki de bu konunun en güzel tarafı şu: Bazen bir sorunun cevabını bulmanın ilk adımı cevap vermek değil, doğru soruyu sormaktır.
Ve evet, o meşhur soruya geri dönüyoruz:
“P birimi nedir?”
Cevap:
P'nin hangi büyüklüğü temsil ettiğine bağlıdır.
Şimdi asıl merak edilen soru şu olabilir: Sizin gördüğünüz P hangi formülde veya hangi cihazın üzerinde yazıyordu? Çünkü P'nin kimliğini belirleyecek asıl ipucu büyük ihtimalle tam orada saklı.